Erinnerungen an Anke Atamer

Am 28.08.2014 ist Anke Atamer im Alter von 75 Jahren plötzlich und unerwartet auf Bozcaada verstorben.
Anke war Deutschlehrerin und stammte aus einer Hamburger Lehrerfamilie.
Nach dem frühen Tod ihres Mannes in den 70iger Jahren hatte sie zwei Kinder alleine zu versorgen. Seither verdiente sie ihren Unterhalt mit Deutschunterricht und vereidigten Übersetzungen.
Vor 33 Jahren gründete sie auf Bozcaada “Anke’nin Kampı”, ein Zeltlager für Kinder von 14 bis 17 Jahren, zunächst in Zelten, ohne Strom und ohne Wasser. Drei  Jahre  später gab es dann in Sulubahçe auch Strom aus einem Generator. Das Camp lag inmitten von Weingärten und so manche Nacht durfte im Schlafsack zwischen den Weinreben oder am nahen Strand verbracht werden.
Spielend versuchte Anke den Kindern Deutsch beizubringen, durch Theater, Singen, Sport, Spiel und Ausflüge.
Mit dem Zeltlager hat Anke den Tourismus auf der Insel angekurbelt. Vorübergehend hat sie sogar das Çanakkale-Festival mit organisiert, indem sie Theatergruppen und deutsche Musikgruppen nach Bozcaada brachte. Bis zum Schluss war sie auf der Insel aktiv im Bozcaada Forum tätig.
Ihre letzte Ruhestätte hat sie auf der Insel gefunden.

Sehr viele werden Anke Atamer immer in guter Erinnerung behalten.

 Hülya  Hatipoğlu

 

Bir Bozcaada Fenomeni:
Anke Teyzenin Kampı

Seksenli yıllarda Bozcaada henüz bu kadar bilinen turistik bir yer değilken “Ankenin Kampı “ile anılmaya başlamıştı. Adalıların ne olduğunun tam olarak farkında olmadıkları o yıllarda yazın gelen giden sayısı birden artar olmuştu.
Gelenler adalıların pek de görmeye alışkın olmadıkları insanlardı. Orta boylu bir hanımın etrafında bir grup çocuk denilecek yaşta genç adanın ormanlarında, kırlarında bayırlarında, koylarında dolaşıyorlardı. Kiminin anne ve babası çocukların kaldığı süre içerisinde adada kalıyordu, kimi sadece çocuğunu getirmeye ya da almaya geliyordu.
Bakıldığında halleri vakitleri iyi görünen bu çocukların, birçok yoksunluklar içerisindeki kampta nasıl olur da keyifleri bu denli yerinde olabilir? Sorusu kampta çalışan adalılar ve önünden geçenler tarafından merak konusu olmuştu. Tabi neden bu kadar keyifleri yerinde olduğuna ilişkin sorunun en doğru yanıtını o kampta kalan çocuklar verebilirlerdi.
Bu yanıta yıllar sonra, devir değişip herşey NET’leşince aslında sizler de internette ulaşabilirsiniz. Bazılarını sıralayacak olursak:
abräumendienst, çadırlar, betreuerler, şarap, üzüm bağları, ilk öpücük, ilk aşk, fine dinner, secret friend, teras, habbele, ayazma, ormanda geceleme, uyku tulumu, fenerler, gece yürüyüşleri, Anke teyze, kediler, köpekler, özlem, yitirmişlik, 14-17 yaşlarımın anlamı, geri gelmezliği, ve daha bir sürü şey…
teknolojiden, şehirden uzak, hayatla ve insanlarla başbaşa kalmak, gençiğinizdeki ilk deneyimlerinizi tatmak icin enfes bir ortamı vardı: elektrik yoktu, jeneratorle elden edilen elektrikle akşam disko havası yaratılırdı… sabahın köründe ve deli sıcağın altında alman eğitmenlerin almanca çalıştırması, tiyatro, muzikal denemeleri, bozcaadanın uçsuz bucaksız ormanları ve ovalarında definecilik/ detektiflik/saklambaç oynamak, yemek ve bulaşığa yardım etmek, türk toplumunun alışık olmadığı, ama cok ögretici olan şeylerdir. Kamp ta kaldığım yıllarda bozcaadanin yerlileriyle futbol, basketbol gibi spor musabakaları düzenlenirdi. Anke Atamerın kangal cinsi köpeğinin ismi Hatçeydi. Öyle uysal bir köpekti ki, kafamı ona yaşlayıp uyuduğumu hatırlıyorum. Bir de yemekleri yapan, avusturya lisesi’nden olduğunu hatırladığım ‘Zeynep abla’mız vardı… gönüllü gelen yabancılar olurdu. Bir amerikalı gelip gitarıyla enfes bir hava yaratmış idi. Avrupadaki kamplar da aynen Anke Atamerin kampi gibidir.
Anke Atamerin Kampı Türkiye için ilk özgün gençlik kampı örneğidir. Orijinal haliyle devam etseydi Bozcaadaya turizmi ve imajına farklı nasıl bir katkı sağlardı, sorusunun yanıtları spekülasyon olmaktan öteye geçmez. Ama Bozcaadanın tanınmasına, çok sevilmesine, adalıların “dışarlıklarla” örgütlü turizm örneği olarak ilk karşılaşmalarına ve kuşkusuz yüzlerce gencin yaşam yolculuklarının önemli bir dönemecinde Bozcaadanın “yeniden içinde bulunmayı hayal ettikleri bir cennet” olarak yer almasında katkısı çok büyük.

Den kompletten Artikel finden Sie unter:
http://tenedos-bozcaada-tenedos.blogspot.com.tr/2010/12/bir-bozcaada-fenomeni-anke-teyzenin.html

0 Kommentare

Eine Antwort hinterlassen

Kontakt



    ©2021 Die BRÜCKE e.V.

    Melden Sie sich an!

    Haben Sie Ihre Daten vergessen?